relatively
görece, nispeten. Örnek: Compared with petrol, hydrogen is relatively clean. (Benzine kıyasla hidrojen görece temizdir.)
Karıştırma: Kıyas bağlamında (compared with, than) çok sık doğru cevaptır.
YDS'nin ilk 6 sorusu: cümlede boş bırakılan yere uygun isim, fiil, sıfat, zarf ve deyimsel fiili (phrasal verb) bulma. Akademik metinlerde sık geçen kelimeler, eş dizimler (collocation) ve bağlamdan anlam çıkarma.
Bu alanda 42 kart ücretsiz. Kalan 35 kart premium üyelere açık; çıktı / PDF de premium üyelere özel.
görece, nispeten. Örnek: Compared with petrol, hydrogen is relatively clean. (Benzine kıyasla hidrojen görece temizdir.)
Karıştırma: Kıyas bağlamında (compared with, than) çok sık doğru cevaptır.
önemli ölçüde, epeyce. Örnek: Prices have risen considerably this year. (Fiyatlar bu yıl önemli ölçüde arttı.)
Karıştırma: Eş anlamlıları significantly, substantially. Karşılaştırma sıfatıyla gelir: considerably cheaper. steadily ve gradually artışın hızını, considerably miktarını anlatır.
biraz, hafifçe. Örnek: The temperature rose slightly during the night. (Sıcaklık gece boyunca biraz yükseldi.)
Karıştırma: Eş anlamlıları marginally, a little. Zıt anlamlısı considerably. gradually ve steadily ile karıştırma: slightly miktarı, gradually hızı anlatır.
yavaş yavaş, kademeli olarak. Örnek: The symptoms develop gradually over many years. (Belirtiler yıllar içinde yavaş yavaş gelişir.)
Karıştırma: Zıt anlamlısı suddenly / abruptly. Eş anlamlısı progressively. steadily ile yakın anlamlıdır.
istikrarlı biçimde, düzenli olarak. Örnek: The number of visitors has increased steadily. (Ziyaretçi sayısı istikrarlı biçimde arttı.)
Karıştırma: Artış ve azalış fiilleriyle gelir: rise / decline steadily. considerably, gradually ve slightly ile aynı fiillerle kullanılır.
derhal, hemen, gecikmeden. Örnek: The company responded promptly to the complaint. (Şirket şikâyete derhal yanıt verdi.)
Karıştırma: Eş anlamlıları immediately, quickly. Sıfatla derece kurmaz: 'promptly clean' olmaz.
neredeyse, hemen hemen. Örnek: Virtually all drugs have side effects. (Neredeyse bütün ilaçların yan etkisi vardır.)
Karıştırma: YDS'de 'sanal olarak' değil, almost anlamındadır.
kaçınılmaz olarak. Örnek: Rapid growth inevitably brings new problems. (Hızlı büyüme kaçınılmaz olarak yeni sorunlar getirir.)
Karıştırma: Sıfatı inevitable (kaçınılmaz). Eş anlamlısı unavoidably. eventually (sonunda) ile karıştırma.
Premium içerik
Premium içerik
10 / 12 kart gösteriliyor
Görmekte, okumakta ya da dikkatini toplamakta zorlanıyorsan yalnız değilsin; burası senin için de hazırlandı. Sağ alttaki sarı düğmeyle yazıyı büyütebilir, renkleri çevirebilir, okunaklı yazı tipine geçebilir, kartları ve quiz sorularını doğal bir sesle dinleyebilirsin. EKPSS'ye hazırlanıyorsan kartlarımız da yanında.